Su Arıtma Cihazları Sağlıklı Mı?
Su, hayatımız için oksijenden sonra gelen en önemli maddedir. Tüketeceğimiz suyun da sağlıklı olması dikkat etmemiz gereken bir husustur. Pek çok kişinin günlük yaşamda şebeke suyu kullandığı toplumumuzda, şebeke sularının genel itibariyle çok sağlıklı niteliklere sahip olmadığı bilinen bir gerçektir. Şebeke suları; zararlı mikroorganizmalar başta olmak üzere klor, kireç gibi pek çok maddeyi içeriğinde barındırır. Kullandığımız şebeke suyunu çeşitli işlemlerden geçirerek sağlıklı ve taze su elde etmek mümkündür. Su arıtma cihazları bu noktada mutfağımızın vazgeçilemez ürünleridir.
Su arıtma cihazları, şebeke suyunu arıtmak için tasarlanmış cihazlardır. Su arıtma cihazlarında yer alan filtreler; şebeke suyundaki zararlı partikül ve minerallerin süzülmesini, kötü tat, renk ve kokuya neden olan organik maddelerin temizlenmesine yardımcı olur. Ayrıca kaliteli cihazlarda kullanılan gelişmiş filtreler, suyun Ph ve mineral miktarını koruyup artırabilir.
Su arıtma cihazlarının sağlıklı olup olmadığı birçok kişi tarafından merak edilen bir konudur. Aslında su arıtma cihazları, sağlıklı malzemeler kullanılarak üretildiğinde, gerekli kullanım şartlarını taşıdığında endişeye mahal yoktur. Su arıtma cihazlarının güvenliği ve kalitesi aslında uluslararası belgelendirme kuruluşları tarafından tescillenmektedir. Water Quality (WQ), NSF, FDA gibi kuruluşların verdiği kalite standardı sertifikaları, birçok ülkede kabul görmektedir. Belli bir standarttaki firmaların bu sertifikalara sahip olduğu görülür. Cihazlarda kullanılan filtrelerin kimyasal ve yan sanayi ürünü olmaması sağlığınız açısından önemlidir. Su arıtma cihazında Ph, mineral değerlerini koruyan kaliteli bir filtrenin bulunmasına dikkat edilmelidir. Bir diğer husus da su arıtma cihazlarının bakımının ve filtre değişiminin mutlaka belirlenen zamanlarda yapılması gerçeğidir. Bu kriterleri göz önünde bulundurarak su arıtma cihazınızı gönül rahatlığıyla kullanabilir, taze ve temiz su ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Su ve sağlık arasındaki ilişki hepimizin bildiği bir gerçek. İnsan vücudunda suyun miktarı yaşa göre değişmektedir. Bu miktar yüzde 40 ile yüzde 72 arasındadır. Bir çocuğun vücudundaki suyun oransal değeri yüksektir ama yaş yükseldikçe su yerine yağ oluşmaktadır. Yetişkinlerin vücudunda ortalama yüzde 59 civarı suyun olduğunu biliyoruz. Yetişkinler ortalama günlük 10-12 bardak kadar suyu kaybeder ve bunun yerini doldurması gerekmektedir. Gündelik olarak tüketilmesi gereken 9-13 bardak suyun sıvı ihtiyacını karşıladığı biliniyor.

Su İçme Kültürü

Su hayatımızda çok önem taşıyan bir yere sahip ama uzmanlar insanların çoğunun az su içtiğine değiniyor. Uzmanların belirttiğine göre su içme kültürü kazanılmalıdır. Yenilen besinleri sindirmek için emilmesi ve hücrelere taşınabilmesi için su içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Su ve sağlık arasındaki ilişki burada ortaya çıkıyor çünkü hücreler, dokular, organlar, sistemler çalışabilmesi için suya ihtiyaç duyuyor. Ayrıca zararlı maddeleri vücuttan atmak ve vücut ısısının dengelenmesi için de suya ihtiyaç bulunuyor. Eklemler kayganlaşsın diye ve çok sayıda biyokimyasal olay gerçekleşsin diye suya çok ihtiyaç var. Sabahları kalkınca ilk yapılması gereken şey iki bardak suyun içilmesi olmalı.

Kiloyu Kontrol Etmek İçin Yemeklerden Önce Su Tüketilmeli

Kilonuzu kontrol edebilmek için su çok önemlidir. Yemeklerin öncesinde su tüketilirse tok kalma hissi erken sağlanıyor. İştahın bastırılmasına yarayan ve vücutta yağı eriten su tüketimi çok önem taşımaktadır. Araştırmalara göre alınacak olan su miktarı vücuttaki yağı azaltacaktır. Suyun sık kullanımı kilonun kaybedilmesi ve daha fazla kilo alınmaması için çok idealdir. İnsanların büyük bir bölümünün suyun değeri hakkında çok bilgi sahibi olmadığını uzmanlar belirtiyor.

Kilosu çok olanların daha fazla su ihtiyacının olduğunu biliyoruz. Çünkü bu kişilerin metabolizma olarak yüklerinin fazla olduğu bilinmektedir. Yağ kullanımı için suyun önemli etkileri vardır. Bu yüzden kilosu fazla olan kişilerin suya ihtiyacı daha fazladır. 12-13 kiloluk fazlalık için bir bardak kadar daha su içilmelidir. Egzersizlerin yapılması durumunda ya da havanın sıcaklığının yüksek olması ve kuru olması nedeniyle de tüketilmesi gereken su miktarının arttırılması gerekir. Ayrıca tuvalete çıktıktan sonra da kaybedilmiş olan sıvı için su içmek gerekir.

Su ve sağlık arasındaki ilişki bu kadar netken daha fazla su içilmesi gerektiği bir gerçektir. Ayrıca uzmanlar soğuk su içilmesi gerekliliğine vurgu yapmaktadır. Çünkü soğuk su vücutta daha kolay yayılır, daha çok miktarda ve hızla kana karışır.

Evimizde, işyerimizde, çocuklarımızın okullarında daha doğrusu hayatımızın her alanında içme suyu olarak damacana suya ya da pet şişe suya maruz kalırız. İnsan yaşamında su ne kadar önemli iken bizler ise, damacana sulardaki tehlikeler ile hayat kalitemizi düşürüp sağlığımızı derinden etkiliyoruz.

Kullanılan damacana suların içindeki bakteriler, damacanaların dolum esnasındaki koşullar ile oluşan tehlikeler sağlığımızı olumsuz etkilerken bir yandan çabuk biten damacana suların maddi durumumuzu etkilemesi cabasıdır.

Damacana suların kullanımında önemli 3 risk unsuru vardır.

1.Damacana ham maddesinden kaynaklanan kimyasal kirlilik: BPA kimyasal maddesi bugün damacanalar başta olmak üzere bebek biberonundan plastik şişelere kadar yüzlerce plastik şişede bulunmaktadır. Columbia Üniversitesi’nin araştırmasına göre, BPA ‘Bisfenol A’ maddesi çocukta astım riskini artırıyor. Bunun yanı sıra kalp sağlığını bozuyor, diyabet riskini 2 kat artırıyor, kanser ve nörolojik problemler gibi birçok problem oluşturuyor. Damacananın içinde bulunan BPA kimyasal maddesi ile ortaya “fosgen” adında oldukça zehirli ve savaşlarda kullanılan kimyasal bir gaz ortaya çıkıyor. Bu kimyasal maddeler damacanaların içindeki suya karışıyor ve satın alınan damacanalarda kimyasal su ortaya çıkıyor.

2.Damacana pompalarından kaynaklanan bakteri kirliliği: Su yönetmeliğine göre içme sularında koliform bakterinin bulunmaması gerektiği bildirilmiştir. Damacana suları bu yönetmeliğe uygunluk gösterdiğini belirtmektedir. Fakat pompanın takılması ile damacana sularda koliform bakteri varlığı tespit edilmiştir. Yani damacanalara pompa takılmasından sonra alınan örneklerin % 60’ında koliform bakteri tespit edilmiştir. Bu bakterilerin varlığı, damacana sularına takılan iyi temizlenmemiş pompaların olduğunun göstergesidir. Ayrıca damacanalara suyu basan pompalar dışarıdan aldığı hava yardımı ile bastığı için nemli ve havaya açık bir ortam oluştururlar ve damacanalar her zaman bakteriyolojik kirliliğe açık hale gelir. Damacana pompalarında oluşan bakteriler; hepatit virüsleri, ishal, tifo, dizanteri gibi enfeksiyon hastalıklarına neden olan bakterileri barındırmaktadır.

3.Üretim sırasında oluşan kirlilikler: Üreticilerin sağlıksız koşullarda su üretmesi, suların hangi koşullarda işlendiği ve ne gibi koşullarda depolandığını gösteren risk faktörüdür. Damacanalara su doldurulurken ortamın sağlıksız ve elverişsiz olmasıyla bakteriyolojik kirlilik ortaya çıkmaktadır.

Damacanalardan su ihtiyacınızı karşılamak bile bile kendinizi zehirlemektir. Damacanaların hangi ortamlarda doldurulduğu, ne kadar süre damacanalarda bekletildiği, güneş ışığına ve nemli ortama ne kadar maruz kaldığını bilmemekteyiz.

Ev ve işyerlerimizde istediğimiz her an su ihtiyacımızı karşılayabildiğimiz su sebilleri son derece pratik ve hayatımızı kolaylaştıran cihazlardır. Özellikle yaz aylarının gelmesi ve sıcakların artması ile birlikte insanlarda soğuk su tüketme eğilimi artar. Buna bağlı olarak su sebili kullanımının da arttığı görülmektedir. Su sebili kullanmak günlük hayatımızda bizlere kolaylık sağlar ve zamandan tasarruf ettirir. İş yerlerinde veya evde hızlıca sıcak su ile çay, kahve hazırlamak, dolapta suyun soğumasını beklemeden suyu soğuk olarak temin etmek gibi ihtiyaçlarımıza kısa sürede cevap verebilir. Ancak unutulmaması gerek en önemli noktalardan biri sebillerden elde ettiğimiz suyun sağlıklı olup olmadığıdır.

Piyasada bulunan su sebillerini çoğu damacana ile kullanım sağlamaktadır. Damacanalar içeriğindeki BPA maddesi ile sağlığımızı tehdit eden önemli faktörlerden biridir. Ancak su sebillerinin gerekli temizlikleri yapılmadığı zaman ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Rutin kontrolleri olmadığı zaman ise bulaşıcı hastalıklara kadar insan sağlığını tehdit etmektedir. Bunun sebebi uzun süre suyla temas eden plastiklerde yosun, küf ve bakteri oluşumu riskinin artmasıdır. Düzenli periyotlarla sterilizasyonu yapılmayan ve damacana kullanılan su sebilleri uzun süreli kullanımda sarılık, Hepatit A, Hepatit B gibi virüsleri vücudumuza girmesiyle ağır ishal gibi rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Sağlıklı su tüketimi için mutlaka filtrelenmiş ve taze su tüketilmesi gerekmektedir. Damacanalar ve pet su şişeler yerine, sahip olacağınız su arıtma cihazlarından cam şişelere arıtma suyu yani sağlıklı suyu doldurarak hem sağlıklı su içebilir hem de hayat kalitenizi arttırabilirsiniz. Ofis ve ev kullanımlarınızda ise arıtma sistemine sahip su sebilleri kullanarak sağlığınızı koruyabilir, sürekli taze ve lezzetli su elde edebilirsiniz.

Arıtmalı su sebili modellerimizi incelemek için TIKLAYIN.